Tüm yazılar

, Sibel Ahmetler

Müzeler Günü’nde Hylas mozaiği

18 Mayıs’ta Alanya Müzesi’nde, Yeni Alanyalılar platformunun sanatçılarıyla bir akşam: Sibel Ahmetler’in takılıp kaldığı mozaik ve ondan doğan kat kat bir çalışma.

Sergi için ahşap şövalelerin sıralandığı, taş döşemeli bir müze geçidi.

18 Mayıs, Uluslararası Müzeler Konseyi’nin (ICOM) her yıl koordine ettiği Uluslararası Müzeler Günü’dür. 2026’da o akşam Alanya Müzesi’nde Yeni Alanyalılar platformunun sanatçıları bir araya geldi; Sibel Ahmetler de onlardan biriydi. Etkinlik saat 18:00’de başladı. Sergi, müzenin açık hava alanında 22 Mayıs Cuma gününe kadar gezilebildi.

Etkinliğin afişinde başlık “Müzede Uluslararası Sanat Buluşması” olarak geçiyordu. Yanında platformun afişi de asılıydı: İngilizce adıyla New Alanyans Platform (NAP) ve sloganı “Discover, Connect, Belong”, yani keşfet, bağlan, ait ol.

Davet cümlesi şöyleydi:

Yeni Alanyalılar platformu bünyesinde yer alan sanatçılar olarak bu anlamlı etkinlikte bulunmaktan duyduğumuz keyfi siz sanat, tarih ve arkeoloji severlerle paylaşmak için sizleri bu akşam saat 18:00’de Alanya Müzesi’ne davet ediyoruz. 18 Mayıs Müzeler Günü kutlu olsun.

Önce müzeyi gezdiler

Sibel Ahmetler akşamı “tarihin katmanlarına dokunduğumuz” bir etkinlik olarak anlatmıştı. Müze müdürünün rehberliğinde müze gezildi; ardından platformdaki sanatçılar, bu geziden ilham alarak kendi alanlarıyla ilgili çalışmalarını sergiledi. Her sanatçı, geziye kendi malzemesiyle ve kendi diliyle karşılık verdi.

Sergi şövalelerle kurulmuştu; kapak fotoğrafında taş zeminli bir geçit boyunca sıralanmış ahşap şövaleler görünüyor.

Hylas mozaiği

Sibel Ahmetler gezide en çok bir mozaikte takılıp kaldı: Hylas’ın su perileri tarafından kaçırılışını anlatan, Roma dönemine ait bir zemin mozaiği. Mitolojide Hylas, Herakles’in genç yol arkadaşıdır; su almak için bir pınara gittiğinde su perileri onu kendi dünyalarına çeker.

Zemin mozaikleri çoğunlukla tessera denen küçük taş küplerin yan yana dizilmesiyle kurulur. Parçalardan bir bütün çıkarmak, camla çalışan biri için de tanıdık bir iştir.

Ben en çok Hylas’ın su perileri tarafından kaçırılmasını tasvir eden mozaikte takılı kaldım… Ve hafızamdakiler ellerimde böylesi hayat buldu…

Kat kat bir çalışma

Hafızasında kalan mozaik, ellerinde bir çalışmaya dönüştü. Arkeolojik kazılarda katman katman ilerlendiği için çalışmasını da kat kat yaptığını yazmıştı. Paylaşımı, bedenin başka bir boyuta geçişine ve aynalara uzanıyordu:

Çalışmayı yaparken arkeolojik kazılarda katman katman ilerlenmesi nedeniyle çalışmamı kat kat yaptım… Bedenin farklı bir boyuta geçişinde aynalar…

Sıra şöyleydi: önce gezmek, sonra hatırlamak, en sonunda katman katman kurmak. Bir kazının katmanları, hafızadaki bir mozaik ve bir geçişin aynaları: Sibel Ahmetler’in kısa cümlelerinde bu üç şey yan yana duruyordu.

Oynattığınızda video Instagram üzerinden yüklenir. Instagram'da açın

Başka yazılar